İlk Günlerim

Merhabalar bugün benim doğum günüm (2 Ekim) ama ben bugün sizlere 15 ay önce yeniden doğan Ömer hakkında birşeyler anlatacağım.

İlk iki yazılarıma gelen beğeniler çok hoşuma gitti. Hiç beklemediğim tepkiler aldım ağlayan da oldu beğenmeyende oldu yinede hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.

Ameliyattan sonra psikolojik olarak dağılmış durumdaydım, kendimi kesilmiş ve defolu gibi hissediyordum. Artık o büyük karar aşamasını geçmiş ve sabırsızlıkla olacakları bekliyordum. Ne olacağı hakkında hiçbir bilgim yoktu. Bir yanım korku bir yanımda merak içindeydi.  Her zamanki klasik prosedürler uygulanıyordu. Doktorum gereken bütün bilgilendirmeleri yaptı ve gerekli dökümanlar verildi. Hastanedeki 4 günümü doldurmuştum. Artık yolculuk vakti gelmişti. Ankarada bir iki gün dinlendikten sonra soluğu Sinop’ta aldım.

Tabi hemen adetler yerini bulacak koşa koşa herkes Ömer’e geçmiş olsuna gelecek, bütün merak ettikleri soruların cevaplarını alacak, kendi etraflarındaki obez insanlar ile karşılaştıracak, ve son olarak “Aman dikkat et tekrar alma sakın” gibi güzelliklerle dolu beni mutluluktan uçuracak temenniler ile evden ayrılacaklar.

Ameliyat sonrası beslenmemin ilk aşaması olan 15 günlük sadece sıvı tüketimi günlerimin 10.günüydü günler geçtikçe dahada bunalıyor herşey dahada üzerime geliyordu.  İnsanların sürekli “Geçmiş olsun” demesi, saçmasapan öğütler vermesi , arkadaşlarınızın sırf siz yiyemiyorsunuz diye sizi yemek planlanan ortamlara sizi çağırmaması , evde güzel yemekler yapıldığında “aman koku gitmesin” diye mutfak kapılarının kapanması vs. gibi bir sürü durumlarla karşılaşıyordum. Aynı zamanda halen bir obez olarak temmuz ayında sıcaktan ter su içerisinde kalarak evde sıcakla savaşıyordum.

Küçük sinir boşalmalarıda yaşamadım değil.  Bu süreçte bana destek olan ağlamalarıma şait olan Semra yengeme ve Caner dayıma çok teşekkür ederim.

Sonuç olarak öyle yada böyle en zor günlerim bu şekilde geçti. Sağlık açısından herhangi bir sorun (Ağrı – İstifra vs.) çok şükür yaşamadım. Bu durum kişiden kişiye değişiklik gösterebiliyor. Ameliyat sonrası etkilerin ameliyatı yapan doktorla bile ilgisi olabiliyor. Biraz zorlansamda doktorumun söylediklerinin dışına hiç çıkmadım. İtiraf etmeliyim benim için en zoru ; buz gibi bir bardak suyu dikerek hızlıca içememek olmuştu en az 3 ay boyunca dikkatli bir şekilde küçük yudumlarla içmeniz gerekiyor.

Ama bu yaşadıklarım için asla pişman değilim. Asla keşke olmasaydım demedim. Bu aşamada kendinizi telkinlemeniz çok önemli , sadece birazcık sabretmemiz gerekiyor. 3. aydan sonra gelen tepkiler ve aynada gördükleriniz sizi çok mutlu etmeye başlıyor işte o an anlıyorsunuz doğru adım attığınızı ve sonrası çok hızlı ilerliyor. Yaşayarak öğreniyorsunuz aslında mutlu yaşamanın ne demek olduğunu, hareket etmenin ne demek olduğunu en önemlisi ve güzelide şu; kendi kafamızda kurduğumuz diğer insanlarla olan sınıf farklılığı kendiliğinden ortadan kalkıyor.

Şimdi daha iyi anlayabiliyorum yaşadıklarımı. İyiki ağladım iyiki korktum iyiki kızdım …  Yaşadığım herşey bana iyi yada kötü birşeyler kattı. Ameliyat sonrası her geçen gün kendimi daha iyi tanıdım her geçen gün dahada tecrübelendim, belki zor bir seneydi ama sonundaki o başarıya ve hayata fazlasıyla değdi ve değiyor …

İyi kötü demeden yaşadıklarımı yazıyorum, çünkü olmayı düşünenler, yeni olanlar, veya hiç düşünmeyip ama düşünmesi gerekenlerin en kötü veya iyi neler ile karşılacaklarını bilmeleri gerektiğine inanıyorum. Umarım benim hayatıma dokunan güzel insanların yaptığı gibi bende yaşadıklarımdan yola çıkarak uzaklardaki benim gibi yeni hayata yolculuk etmek isteyenlere ışık olabilirim.

Okuduğunuz için teşekkürler …